![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|||
|---|---|---|---|---|---|---|
| Ana Sayfa | Hakkımızda | Faaliyet Alanları | Ürünler | İrtibat |
|
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Yıldırımların Bilimsel Tarihi
Benjamin Franklin 18.yüzyılın ikinci yarısında ilk sistematik ve bilimsel yıldırım boşalması deneyini gerçekleştiren kişi olmuştur. Bu dönemden önce elektrikle ilgili olan bilim, pozitif ve negatif şarjların birbirinden ayrılabildiği noktaya kadar gelebilmişti. Elektrikli makineler iki materyalin birbirlerine sürtünmesi ile ortaya çıkan elektriği ilkel kapasitörler içerisinde depolayabiliyorlardı ve bu kapasitörlere "Leyden Jars" adı verilmişti. Diğer bilim adamları laboratuarlardaki kıvılcım ile yıldırım arasındaki benzerliğin farkına vardıklarında Benjamin Franklin yıldırımın elektrikle ilgili doğasını deneysel olarak olarak kanıtlayan ilk kişi olmuştu.
Benjamin Franklin deneyinden önce bulutların elektrik şarjlı olduğunu ve bunu takiben yıldırımında elektriksel olabileceğini düşündü ve bunu teorileştirdi. Teorilerini kanıtlamak ve bilimsel olarak gerçekleyebilmek için yapmış olduğu deneyler kendisinide kapsamaktaydı. Franklin elektriksel bir stant' da durmaktaydı, zemin ve eli arasında elektriksel bir boşalma elde edebilmek için bir elinde demir bir çubuk tutmaktaydı. Eğer bulutlar elektrik yüklü iselerdi o zaman kıvılcımlar demir çubuk ve zemin teli (topraklayıcı tel) arasında sıçrayabilirlerdi, kendisinin zarar görmemesi için de balmumu ile izole edilmişti çubuk. Bu deney 1752 Mayıs da Fransız bilim adamı Thomas Francois D'Alibard tarafından da başarı ile tekrarlanmış ve kıvılcımların yıldırımlı bir fırtınada demir çubuğa atladığı gözlemlenmişti. 1753 yılında ise Rusya da çalışmalarını yapmakta olan İsveçli fizikçi G.W Richmann yıldırım bulutlarının elektrik yüklü olduğunu kanıtlamıştı fakat çalışmaları sırasında yıldırım çarpması sonucu ölmüştü.
Franklin orijinal deneyini başarı ile tamamlamadan önce daha iyi bir yol düşünerek hipotezini bir uçurtma kullanarak kanıtlamayı düşünmüştü. Uçurtma, ana deneydeki demir çubuğun yerini almıştı. Uçurtma bir çok defa ve bir çok yerde yükseklere çıkmasına ve hemen hemen bir çok farklı yerde uçurtulmasına karşın ancak 1752 yılında Pennsylvania da en başarılı deneyine ulaşabildi. Bu deneyde kıvılcımlar uçurtmanın alt kısmına nemli sicimle bağlanmış anahtardan Franklin in eline bağlı olan yalıtkan, ipek kurdelaya sıçramaktaydı. Franklin in sabitlenmiş bedeni yıldırım bulutlarında oluşan güçlü elektrik alanına karşı elektrikle ilgili genel bir karşılayıcı olarak iletken bir yol olmuştu. Ek olarak yıldırımların elektrik yüklü olması, hareketlenen elektrik yüklerinin uçurtma aparatından geçerken ölçülmesi ile de gösterilebilir. Bulutlar gökyüzünde tam başımızın üzerinde iken yeryüzüne bakan kısımlarının negatif yüklü olduklarını da Franklin anlayabilmiştir. |
|
Bundan sonra 19. yüzyılın sonlarına kadar, ancak fotoğraflama ve spectroscobic araçların icadına ve böylece yıldırımın daha yakından incelenebilmesi olanaklarının sağlanmasına kadar yıldırımın genel özelliklerinin anlaşılması konusunda sadece küçük ve önemsiz gelişmeler gösterile bilinmiştir. 1960'ların sonlarına kadar yıldırım araştırmaları devam etmiştir, daha sonra yıldırım çalışmaları çok daha aktif bir hale gelmiştir. Bu ilginin artmasında havada uçan araçların (uçak, uzay araçları, roket vs), elektronik cihazların, vb...gibi ilerleyen teknolojinin motivasyonu etkili olmuştur |
|
|
|
Mitolojide Geçen Yıldırım Yıldırım mitolojide; atmosferik patlamalar olarak, doğaüstü kaynaklardan gelen ve tanrıların silah olarak kullandığı bir güç olarak görülüp korkula gelmiştir. Yunanlılar yıldırımı Zeus'un fırlattığını düşünüp şaşırmış ve korkmuşlardır. Onlara göre yıldırım Zeus un ilahi güçlerinden birisiydi ve kendisine karşı gelenlere vermiş olduğu bir cezaydı. Zeus kızdığı zaman yıldırımı yeryüzüne indirirdi. Yıldırım Zeus un mızrağıydı. Teutonic mitoloji, yıldırımı Thor tanrısına bağlamaktadır. Thor'un çekiciyle (Mijollnir) yıldırım arasında bir bağ kurulmasına rağmen bazı efsaneler gökyüzüne doğru patlayan ışık kıvılcımlarının, Thor' un kafasındaki bileği taşından çıktıklarını da söylemektedir. Yeni dünyanın doğuşuyla birlikte bazı Teutonic toplumlarda yıldırım ve gökgürültüsü iyi alametler olarak görülmüştür. Onlar bu tip olaylar ile ürünlerinin büyümesi arasında mitolojik bir bağ kurarlardı ve bu yüzden yıldırımı gelecekte olacak olan olayların bir işareti (alameti) olarak algıladılar, özellikle hasat zamanından önce olduğu zamanlarda. (Cord-35/9, Crossley-Hollanda, XXVII) |
Zeus |
Vikinglere göre ise yıldırım Thor tarafından yapılmaktaydı. Thor' un bulutların arasından at arabasıyla geçerken yere vurmuş olduğu çekiç yıldırımdı. Vikinglerin tanrısı Thor gökyüzünden kendi üzerilerinden geçtiğine inanıp selamlarlarmış yıldırımları. Yıldırım iyiye işaretmiş. |
Thor |
| gökyüzünü bu çekici kullanarak yıldırım ve gökgürültüsü ile açar, bu arada muhteşem güzellikteki Valhalla Sarayı da gözler önüne serilir. Sahnedeki havayı görüntülemek için kullanılan ışık efektleri Ring'in eserinin yaratıldığı zaman çok sık kullanılmamasına rağmen uzun süren bir gelenek oldu. Yıldırım ani aydınlanmanın geleneksel bir simgesidir ve cehaletin yıkılışıdır. Aynı zamanda tanrıların insanları cezalandırmasını temsil eder ve daha çok Zeus ile ilişkilendirir. Rüyalarda yıldırım ani ve korkunç olayların simgesidir ve bu bir önseziyi simgeler. Negatif yan anlamlar taşısa da yıldırım ilahi bir mesaj şeklidir ve bazı seçilenleri şereflendirir. Karşılıklı ilişkilerin şekillenmesine izin verir ve Junk yıldırımın ruhu özgürleştirdiğini savunur. Günümüzde tabi ki artık böyle mistik ve mitolojik inançların yerini çoktan bilimsel araştırmalar, deneyler ve kanıtlar almış, yıldırım gerçeği hakkında bilinmeyen pek fazla şey kalmamıştır. |
|
| Başa dön ^ | |
Yıldırım Nedir? Nasıl Oluşur?
|
||
Eğer havada yeterince nem varsa, bu durum çok büyük ve çok yüksek yoğunlukta kümülonimbus bulutlarını oluşturacak ve yıldırımlı bir fırtınaya neden olacaktır.
Yıldırımlı bir fırtınanın içinde yıldırım üretim mekanizması, bazı teoriler olmasına rağmen henüz bilinmemektedir. Yıldırımlı bir fırtınanın içindeki güçlü hava akımları, su damlacıklarını atmosferin üst kısımlarındaki donmuş hava kütlesine taşırlar. Bir fırtınanın elektrikselliğinin, kümülonimbus bulutlarının yükseklerine taşınan küçük su damlacıklarının donmasıyla ilişkili olduğu düşünülür. |
||
Peki, bu yük ayrışması nasıl meydana gelmektedir? Bu soruya yanıt veren teorilerden birisi "Termoelektrik Etki" adıyla anılmaktadır. Bu olay kısaca moleküller tarafından serbest bırakılan elektronların buzun sıcak bölgelerine doğru göç etmesidir. Bir madde elektron kazandığı zaman negatif yükle dolar, elektron kaybettiği zaman ise pozitif olmaktadır ki bu süreçte madde iyonlaşmaktadır. Tipik olarak dünyanın yüzeyi negatif değerdedir, troposferin üst katmanları ise pozitif yüklüdür. Bir kümülonimbus bulutunda birtakım süreçler oluşarak bu şablon değişebilir. Bir teori, buz kristallerinin grezil maddesi ile aşırı soğutulmuş su damlacıkları arasındaki etkileşimini öne sürmektedir. Hava, bulut içerisinde dinamik bir şekilde aşağı yukarı hareket ederken küçük buz kristallerini yükseklere taşır, büyük grezil de aşağı seviyelerde kalmaya eğilimlidir. Bulut şimdi yüksek seviyelerde daha çok pozitif değerdedir (P bölgesi), alt seviyelerde ise negatif elektrikle yüklüdür (N bölgesi). Aşağı seviyelerde, çökelme ile beraber oluşan küçük bir pozitif bölge de görülür (P Bölgesi) Yüklü bir kümülonimbus bulutu yer yada su yüzeyine doğru hareket ettiğinde, bulutun aşağı yüzeyinde bir pozitif yük oluşur. Benzer yüklerin birbirini ittiği tezinden yola çıkarsak negatif yüklü olan bulutun aşağı kesimi, yerdeki negatif yükü itecek ve burada pozitif bir değer bırakacaktır. Bu pozitif değer yeryüzünde her yerdedir; ağaçlar, binalar, insanlar vs. Her bölgedeki değerlerin güçleri değişkenlik gösterir, yine de +40 C' lik bir değer P bölgesi için tipik olarak gösterilebilir ki bu bulutun en tepesinde olacaktır, aynı şekilde -40 coulomb N bölgesi için ideal bir değerdir, buda en aşağı kesimdir. Ayrıca, P bölgesi için +10 coulomb, yağmur bölgesinin aşağı bölümlerinde tipik bir değer taşır. 1 coulomb,1 sn 'de 1 amperlik akım geçtiğinde bir kesitten geçen yük miktarıdır. Hava iyi bir iletken değildir, buluttaki ve yerdeki yükün büyüklüğü, havanın elektrik akısına gösterdiği direnci yenecek güçte olmalıdır. Benzer şekilde bir bulutta yıldırımın meydana gelmesi için de bu direncin yenilmesi gerekmektedir. Hava iyonlaştığı zaman elektriği daha iyi iletir ve yıldırım daha kolay oluşur. Bu iyonlaşma süreci zincirleme reaksiyon modelindedir. N bölgesinden başlayarak elektronlar, hava moleküllerinden atlayarak yere doğru inen iyonlaşmış dar hava yolunu genişleterek devam ederler. Bu iyonlaşmış patika şeklini almış yollar, her biri 50 m uzunluğunda adımlar şeklinde dağılıp saçılırlar; tıpkı bir ağacın dal budak sarması gibi. Her adım saniyenin milyonda birinden daha az zaman alır ve adımlar arasındaki zamanda saniyenin 50 milyonda biri kadardır. Bu iyonlaşma işlemi "Stepped Leader" olarak anılır. Stepped Leader saniyede 75 mil hızla hareket eder ve düşük parlaklıkta bir kıvılcım özelliğindedir ki çıplak gözle görmek yada özel bir takım kameralarla tespit edilmeleri mümkün değildir. Parçalanmış hava kanalı, havadan daha iyi bir iletken olmasına rağmen, şiddetli akımın içinden geçmesi halinde aşırı yüklenir. Bu dev "kısa devre", yıldırım kanalına ve yıldırımın bütün saçaklarının göz kamaştırıcı bir parlaklıkla parlamasına, ampulün içindeki filaman teli gibi şiddetli bir şekilde ısınmasına neden olur. Akımın bu dolaşımı "first return stroke" (dönüş darbesi) olarak adlandırılır ve gözümüzle görebildiğimiz yıldırım parıltısıdır. |
||
Bu ön çarpmadan sonra yükçe daha negatif olan enerji, henüz iyonlaşmamış hava yolundan aşağıya doğru akar, bu akım bu sefer adım şeklinde değil, daha doğrusaldır (Dart Leader) ve saniyenin 30 da biri kadarlık bir zaman süreci içerisinde bir başka karşı darbe meydana getirir. Hemen hemen bütün yıldırım boşalmaları (Discharge) aynı şekilde oluşur fakat şartlar değişik şekillerde görünmesine yol açar. |
![]() |
|
| Başa dön ^ | ||
Gök gürültüsü Gök gürültüsüne (thunder), yıldırım boşalması anında oluşan aşırı yüksek sıcaklığın yıldırımın oluştuğu bölgede bulunan havayla birleşmesi neden olur. Saniyeden daha az bir sürede hava, 15.000 Fahrenheit'tan 60.000 Fahrenheit'a kadar ısınır. Hava bu derece yüksek bir sıcaklığa bu kadar kısa sürede ulaştığında hızlı bir şekilde sıkışır ve patlar. Hava moleküllerinin bu hızlı patlaması ve sıkışması, bizim "gökgürültüsü" olarak duyduğumuz ses dalgasına neden olur (shock wave). Yıldırım çok yakında olduğu zaman ses, gürültülü bir patlama, yarılma, çatırtı olarak duyulacaktır. Gök gürültüsünün süresi, yakındaki bir yıldırım ile birleştiğinde çok kısa olacaktır. Çok uzaklara çarpabilen yıldırım, daha uzun bir zaman periyodunda, yıldırım parıltılarının uzunluğuna bağlı olarak, sesi, farklı yerlere, farklı zamanlarda ulaşacaktır (genellikle bir kaç mil uzunluğunda..) Gökgürültüsü genellikle 10 mil uzaklıktan duyulabilir. Şiddetli yağmur ve rüzgar bu uzaklığı azaltabilir fakat, sessiz gecelerde fırtına millerce mil uzaklıktayken bile gökgürültüsü 10 milin de ötesinde duyulabilir. |
|
| Başa dön ^ | |
Yıldırım Boşalmasının Olabileceği Yerler Nelerdir? Yıldırım, bilindiği üzere bir kümülonimbus bulutu topluluğunda oluşmaktadır. Bu gök gürültülü yağmur fırtınası bulutları; her nerede yeterli yukarı hareket, dikey karasızlık, dondurucudan daha soğuk bir dereceye kadar çıkan yoğun bir bulut meydana getiren nem katmanları var ise, oluşabilmektedirler. Buradan da anlaşılabileceği üzere, yıldırım içeren bulutların, uygun meteorolojik koşulları bulduğu hemen hemen her yerde oluşabilecekleri görülmektedir. Yani, yeryüzünde yıldırım açısından güvenli bölge kavramını geliştirebileceğimiz bir ortam bulunmamaktadır. Bu bize bölgesel olarak yıldırım boşalmasının seçici olmadığını anlatır. Bu durumda bizim için önemli olan, yıldırımın yeryüzüne düşmesi anında temas ettiği nokta konusundaki seçiciliği olacaktır. |
|
| Yıldırım yeryüzünde hemen hemen her yere düşebilir. Raporlar ve fotoğraflarla gösterilmiş bir yıldırım boşalması olayında, yıldırımlı fırtına bir bölgeden 230 feet uzaklıkta oluşmasına rağmen, yıldırım bölgede 50 feet yakınında metal bir direk olmasına karşın yere düşmüştür. Yıldırımların düşmek için genellikle bölgede bulunan en uzun objeyi seçmiş oldukları tabiki inkar edilemez. Özellikle gökdelenler, yüksek yapılı binalar, kuleler vs. yıldırım boşalmasındaki kanal yolunu kısaltmaları açısından genellikle yıldırımın tercih etmiş olduğu yol olmaktadırlar ama yinede de buna tam anlamıyla güvenmek yanlış olur. Bir başka deyişle yıldırımların yeryüzüne ulaşana kadar seçmiş oldukları belli başlı bir düşme yeri bulunmamaktadır. Düşme alanına yakın bulunan uzun bir objeye düşme ihtimali çok fazla olmasına karşın, bu objenin biraz uzakta kalması durumunda yıldırımın yere düşme ihtimali de bir o kadar fazladır. |
|
| Başa dön ^ | |
Yıldırımlardaki Zik-Zag Form Neden Oluşur? Yıldırımlar neden düz bir çizgi halinde değildirler? Bu iniş formunu daha kolay anlayabilmek için çok basit bir deney yapılabilir. Bir bardak suyu ufak bir çıkıntı veya tepeciğin en üst noktasında boşattığımız anda su aşağıya doğru bir yol alacaktır ancak suyun yolu boyunca karşısına çıkan ufak tefek engeller, taşlar, engebeler vs. suyun bu engellerin etrafından geçecek şekilde kıvrımlı bir yol izlemesine yol açacaktır. Yıldırımlar da aynı şekilde, boşalma anında iletken kanal boyunca ilerlerken karşılarına çıkan bir çok değişik gazlar, element veya parçacıklarla karşılaşmaktalar ve buda yıldırımın düşerken kıvrımlı bir yol izlemesine neden olmaktadır. |
|
| Başa dön ^ | |
Bazen Yıldırım Boşalmaları Sonrasında Oluşan Mavimsi-Yeşil Parlamalar Nelerdir? Yıldırımların yeryüzündeki elektrik direkleri, enerji hatları, enerji sistemleri, trafo santralleri gibi yüksek gerilim tesislerine düşmeleri yabancı olmadığımız bir olaydır. Bu durum çoğunlukla yıldırımın ikincil bir arc (ark) oluşturmasıyla sonuçlanmaktadır. Bu ikincil arclara "Power Flash" adı verilmektedir ve bunlar gökyüzünü aydınlatabilecek kadar parlak olabilirler. Yıldırım gibi titreşebilir ve ışıldayabilirler. Elektrik devresi sonlanana kadar yada enerji hattında elektrik kesilene kadar devam edebilirler. |
| Başa dön ^ |
Yıldırımlar Suya Düşebilir mi? Evet. Yıldırım suya da aynen karaya düşebildiği gibi düşebilmektedir. Suyun yüksek kapasitede bir kondüktör görevi yapması yıldırımın oluşturduğu elektrik akımlarının düştükleri noktadan çok daha uzaklara ulaşabilmelerini sağlamaktadır. Bu durumda fırtına esnasında yüzmek hiç de güvenli bir hareket değildir, çünkü yüzerken insanın üst kısmı yıldırımın yolunu tamamlayabilecek bir çıkıntı gibi algılanabilir. Bu, yıldırımın farklı bir yere düşmesi ihtimalinde dahi saçaklarının atlayabilecekleri bir uç nokta olarak da tanımlanabilir. Yıldırımı bir fırtına esnasında büyük kütleli su birikintilerinden uzak durmak çok daha güvenli olacaktır. |
| Başa dön ^ |
Yıldırımlar Bölünüp Tek Bir Nokta Yerine Bir Kaç Noktaya Düşebilirler mi? Yıldırım kanalının bölünüp iki veya ikiden fazla değişik yıldırım düşmesi olayına neden olması oldukça normal bir durumdur. İyonize kanalın bölünmesi sonucu ana yıldırım, saçaklar halinde bölünerek birbirlerinden bir kaç metre yada kilometreler uzaklığa düşen kollar haline gelebilir. Bu şekilde bölünmüş kolların oluşumları sonradan meydana gelen geri dönüş darbelerinin (return stroke) boşalma alanında kalma sürelerinin uzaması sonucunda havadaki elektriksel iletkenliğin de o süreler boyunca kalması sonucunda, ana kanal yok olana kadar olan zaman dilimlerinde geçerlidir. Bu zaman aralığında yeni bir yıldırım boşalmasının oluşması (yeni bir adım lideri) gerekmektedir. Bu durumda yıldırımın izlediği iyonize kanalın bölünmesi sonucu iletken farklı bölgelerden de yıldırım boşalması yol almaya zorlanacaktır. |
| Başa dön ^ |
Yıldırımlardan Korunma Yöntemleri Bu bölümde yıldırım tehlikesi ile karşı karşıya kalındığında bir insanın kendi güvenliği açısından neler yapması gerektiği ve hangi noktalara dikkat etmesi gerektiği açıklanacaktır. Öncelikle bir yıldırım tehlikesi olduğunu gösteren işaretlerin bilinmesi önceden alınabilecek tedbirler açısından her zaman çok daha önceliklidir. · Açık bir alanda yürüyorsanız ve saçlarınızın birden dimdik havaya dikilmeye başladığını fark ediyorsanız veya bütün vücudunuzun ürpermeye başladığını (vücudun üzerindeki tüylerin de dikilmeye başladığını) hissediyorsanız, havadan veya bulunduğunuz ortama yakın yerlerden çatırtıya veya cızırtıya benzer sesler duyuyorsanız (yüksek gerilim hatlarından veya trafo vb. gelen sesler gibi) bu, tam başınızın üzerinde var olan statik bir alan oluştuğunun göstergesidir. Bu gibi durumlarda kaçınmanız gereken ilk şey açık alanlarda bulunmaktır ki hemen kapalı bir yere ulaşmanız en doğru korunma yöntemi olacaktır. Bu gibi olaylar sonucu yıldırım kazalarına uğramış kazazedelerin %32 si golf oyuncularıdır.
· Metal objelerin (parmaklıklar, çelik sicimler, direkler ve çiftlik malzemeleri gibi) yakınında bulunmak, yıldırım boşalması sonucu elektriğin, yıldırım sizden çok uzaklarda düşmüş olsa dahi, bu objelerin yüksek iletkenlikleri nedeniyle size ulaşmasına neden olabilir (elektrik inanılmaz mesafelerden geçerek metal objeler üzerinde yol alabilir.). Mutlak bir aciliyeti yoksa elektronik herhangi bir aletin kullanılmaması da önemlidir. · Suyun içinde bulunma durumlarında ise suya kısa aralıklarla dalıp çıkmak bir korunma yöntemi sayılabilir. Bir botun içinde bulunma durumlarında ise, botun merkezine, ortasına gelip çömelmeli ve metal yüzeylerden uzak durulmalıdır. · Yıldırım kazası geçirme ihtimalinin çok yüksek olması durumlarında bir dakika yada daha kısa bir süre içerisinde CPR (şok cihazı) sağlanması gerekmektedir çünkü elektrik, insan kalbini durdurabilmekte veya kalp krizlerine neden olabilmektedir. Bu nedenlerden dolayı hızlı hareket etmek önemlidir. Türkiye'de yıldırım kazaları insanların çok fazla dikkat etmelerini gerektirecek nitelikte olmamaktadır, buna rağmen önceden tedbirli olmak ve gerekmedikçe yıldırımlı fırtınalarda dışarıda veya açık alanlarda bulunmamak her zaman için insan varlığını tehdit eden yıldırım boşalmalarından kaçınmanın en önemli yolu olmuştur. Her ne kadar Türkiye için çok büyük tehditler söz konusu olmamasına karşın bu, yıldırımların tamamen bir doğa olayı olması nedeniyle asla tam bir güvenliliği sağlamamaktadır. Dünya üzerinde yıldırım boşalmalarından en fazla etkilenen yerlerden birisi ABD de Florida eyaletidir. Yıldırımlar Florida da diğer meteorolojik olaylardan daha fazla insan öldürmüştür. Florida'da yaşayan insanlar için alınması gerekli yıldırım önlemlerine bakacak olursak, bu tahmin edilebilir ki yıldırım tehditlerinin normal düzeyde olduğu bir ülkede yaşayan insanlar için yıldırım kazası geçirme olasılığını neredeyse sıfıra indirecektir. Florida'da gerçekleştirilen önemler aşağıdaki gibidir; yıldırımlı havalarda veya fırtına bulutlarının olduğu havalarda mümkün mertebede dışarıda bulunmamak en iyi önlemdir. · Açık bir alana gitmeden önce (plaj, kamp, golf sahası vs.) hava tahminler hakkında bilgi edinilmesi. · Hava durumları hakkında sık sık rapor veren radyo frekanslarını (Amerika ve özellikle Florida için NAOO hava radyosu yıldırım bölgeleri hakkında detaylı raporlar bile vermektedir ve bunlar elektronik eşya satan yerlerden temin edilebilir. Amerika için sadece hava durumlarının rapor edildiği farklı radyo frekansları bulunmaktadır.) dinleyebilmek için bu frekansları yakalayabilen radyoların taşınması. · Fırtına beklenen bir havada yine de açık bir alana gitmek düşünülüyorsa bu duruma uygun bir plan yapılmalıdır ve eğer bir grup aktivitesi söz konusu ise, hava durumuna karşı uyarıda bulunacak birilerinin görevlendirilmesi. · Bulunulan bölgeye en yakın güvenlik sığınağının nerede olduğu ve oraya ulaşabilmenin ne kadar süreceği de önceden bilinmelidir. Tabi ki bunun için fırtınanın bulunulan bölgeye yaklaşıp yaklaşmadığının da önceden bilinmesi gerekmektedir. · Fırtınadan kaçınabilmek için son derece hızlı hareket etmeli, yıldırım çakması ile gök gürültüsünün duyulması arasındaki sürenin hızla azalması durumunda hareket halinde olunmalıdır. Yıldırımın sadece yoğun yağmur olan fırtına alanlarına düşmediğini hatırlamak önemlidir. Yıldırım yağmur alanlarından çok uzaktaki bölgelere de düşebilmektedir. Raporlara göre bir yıldırımın, yıldırımlı fırtına alanından 20 mil uzaklığa kadar düşebildiği (Florida da) tespit edilmiştir. · Yakın zamanlarda yapılan yıldırım analizlerinde yıldırım kurbanlarının çoğunun genelde genç erkekler olduğu tespit edilmiştir. Bu durum, insanların işleri ile ilgili genel aktivitelerini yaptıkları sırada yada eğlence sırasında meydana gelmektedir. Bunun dışında bir çok insanın fırtınadan önce yada bittikten sonra çarpıldığı, ve bu insanların çoğunun su yakınında veya ağaç altında oldukları tespit edilmiştir. Yapılan çalışmalar şunu göstermiştir ki; insanlar çok kısa süre içerisinde sığınak bulamadıkları taktirde ve de ağaçlık bir mekanda iseler, bodur bir ağaç bulup (etrafı uzun ağaçlarla çevrili olmak şartıyla) yere çömelmelidirler. Sağlam binalar ve otomobiller güvenli bölgelerdir. Alışveriş merkezleri, okullar, özel konutlar, ofis binaları genelde güvenli alanlardır. Ancak sağlam binalarda da metal objelerden uzak durulması gerekmektedir (musluk, borular, duş vs). Telefonlardan da uzak durulması önemlidir (telsiz telefonlar bu durumlarda çok daha güvenlidir.). Bütün binaların ve otomobillerin de yıldırımlı fırtınalarda güvenli olmadıkları hatırlanmalıdır. Örneğin; plaj kulübeleri, piknik barınakları, metal barakalar, üstü açılan arabalar vs. Kamuoyunda yıldırımın oluşumu ve yıldırımdan korunma konusunda yerleşmiş çok eksik ve yanlış olan bilgilerin de düzeltilmesi gerekmektedir. Yıldırım, kurbanlarını daha çok tarlada çalışırken, ata binerken, bisiklet sürerken, dağa tırmanırken, dışarıda oynarken, balık tutarken, ağaç altında dururken, çobanlık yaparken, normal telefonla konuşurken, banyodayken, yüzerken veya küçük teknelerle denize açılmışken yakalamaktadır. |
| Başa dön ^ |
Yıldırım Sözlüğü Anvil Lightning (Örs Yıldırımı) : Bulutsuz ortamlarda meydana geldiklerinden dolayı "mavi yıldırım" yada "maviden gelen yıldırım" olarak da adlandırılmaktadırlar. Yıldırımlı fırtınaların en tepe noktalarından ve ana bulut olarak tabir edilen buluttan bir yay çizerek yeryüzüne doğru şiddetli bir şekilde düşerler (discharge-boşalma). İnsanlarda aslında yıldırımın geldiği yerde herhangi bir fırtınanın olmadığını düşündürmesi nedeni ile yıldırımın bu sekli insanlara daha tehlikeli gelmektedir. Arc (Ark) : Havadaki çok parlak, şiddetli ve büyük elektrik akımlarıdır. İyonize hava kanalı içerisinde meydana gelen yıldırımlarla benzer özellikler gösterirler. Nadir savunulan bir görüşle yıldırımlı fırtınalar esnasında meydana geldikleri sanılan küre şeklindeki ışıklanma fenomenleridir (olgu). Hızlı hareket edebildikleri gibi oldukça yavaş yada durağan da olabilmektedirler. Çatırtıyı andıran, sessiz veya ıslık şeklinde bir gürültü meydana getirirler. Bir kaç saniye ila bir kaç dakikayı bulan süreler dahilinde görünüp kaybolabilirler. Küresel Yıldırımları görüntüleyebilecek bir fotoğraflandırma ve hesaplama yapılamamıştır. Bu bakımdan varlıkları ve özellikleri tartışılabilir durumdadır. Şu an için bilim adamları için bir sır olmaya devam etmektedirler. Branches (Kollar): Yıldırım esnasında sadece ilk sarsıntıdan geri dönüşü sonucunda görülebilirler. Ana kanaldan daha sönük bir görünüme sahiptirler. Elektronların meydana getirmiş oldukları elektriksel akımların boşalmasını (discharge ) sağlayan iyonize hava yollarıdır. Boşalma esnasında çok parlak bir şekilde aydınlanmaktadırlar. Charge (Yük) : Bir elektrik yükü bir nesnenin ne kadar elektriğe sahip olduğunu belirleyen ölçüdür. Yerçekimi konusuyla uğraşırken göz önüne aldığımız kütle kavramı gibidir, ama yük negatif yada pozitif değer taşır. Atom seviyesinde yük, bir elektron üzerindeki yükün katları halında ölçülür, daha büyük değerlerde genellikle kullanılan ölçü birimi coulomb tur. Coulomb büyük yükleri ölçen birimdir. 1 coulomb belli bir yerden bir saniyede geçen 1 amperlik akımdır. Cloud to Air (Buluttan Havaya) : Buluttan havaya doğru bir yıldırım boşalmasını ifade etmektedir. Buluttan buluta doğru bir yıldırım boşalmasını ifade etmektedir. Hava ile Toprak arasında meydana gelen ve yukarıdan aşağıya doğru olabildiği gibi aşağıdan yukarıya doğru yönlenme şeklinde de başlayabilen yıldırım boşalmalarıdır (discharge). Current (Akım) : Elektrik akımı belli bir zaman diliminde belli bir yerde ne kadar elektrik geçtiğini ölçen ölçü birimidir. Debi hesaplanmasında kullanılan ve belirli bir yerden geçen su miktarını belirleyen ölçü gibidir. Elektrik akımı amper ile ölçülür. Zıt kuvvetler birbirlerini çekerler. Negatif yükler (elektronlar), pozitif yüklerden (iyonlar-yüklü atomlar) binlerce kez daha küçük oldukları için daha kolay hareket ederler ve mesafenin büyük bir bölümünü kaplarlar. Görünmeyen ilk çarpmaya Stepped Leader denir. Stepped leader in + ve - bölümleri birleşir birleşmez, buluttan yere doğru iletken bir kanal oluşur ve negatif yükler buradan aşağı doğru hızla hareket ederken görünebilir bir çarpma oluşturur. Stepped leader tarafından meydana getirilen kanal, nispeten statik enerjiyle doludur, tıpkı kırmızı ışıkta bekleyen bir dizi araba gibi.. İki bölüm birleştiğinde, ışık yeşile dönecektir ve ilkin ışığa en yakın araba hareket edecektir. Yüklerde de durum böyledir; birleşme noktasına en yakın yük, ilk hareket eden yüktür. Elektriği üreten yükler hızlı hareket ettiklerinden, görünen çarpma değeri doğrudur, fakat normalde yükler aşağı doğru hareket ederler. Kısa devre anlamında kullanılmaktadır. Flash : Yıldırımın boşalması (discharge). Flashover : Elektrik enerjisinin bir kısa devre sonucu yoğun parlak bir aydınlık şeklinde açığa çıkmasıdır. Fulgurite: Heat Lightning (ısı yıldırımı) : Sadece ufukta görünebilen yıldırımların uzaktaki parlamalarına verilen isimdir. Bu şekilde adlandırılmalarının nedeni yıldırımın oluşmasına elverişli olan sıcak akşamlarda görünmelerindendir. Intracloud ( iç bulut-çarşaf yıldırımı) : Bulutların kendi içlerinde oluşan ve en sık rastlanan boşalma türüdür. Oluşan kanal normalde görüntü olarak net değildir ancak dışarıdan bakan bir gözlemciye göre boşalma olayı havada oluşan bir ışık tabakası şeklinde algılandığından buna Sheet Lightning (Çarşaf Yıldırımı) da denmektedir. Ionization (İyonizasyon) : Havanın iletken olduğu sürece bu ad verilmektedir. İki zıt yüklü bölge arasındaki çok kuvvetli şarj farklılıkları sonucu meydana gelmektedirler ve yıldırımların genel anlamda boşalma yollarını oluşturmaktadırlar. Negatife yüklü iyonların bulunduğu bölgenin pozitif yüklü bölgeyi çekmesi sonucu bölgeler birbirlerine doğru yaklaşma isteğinde bulunurlar, bu esnada iki bölge arasında kalan hava içerisinde iletken bir kanal oluşur. İyonize olmuş bu kanal yıldırım boşalmasının takip ettiği yolu meydana getirir. Electrical Breakdown olarak da adlandırılabilirler. Leader (Lider) : Zıt yüklü bölgelere doğru yönlenen ana iyonize hava kanalıdır. Sürekli olarak tek yol (kanal) izleyerek hareket edebilir. Lightning Rod (Yıldırım Çubuğu) : Yıldırımlara karşı geliştirilmiş, yıldırımları durduran ve başka yöne (toprağa) çevirerek binaları yada başka önemli nesneleri korumak için kullanılan koruma cihazlarıdır. Metal çubuklar, kuvvetli kablolar ve sağlam topraklama terminallerinden oluşur. Yıldırımı çekmezler, sadece boşalma ihtimali fazla olan bölgelerde yıldırımları güvenle toprağa iletmek amacıyla kullanılırlar. İyonize olmuş hava kanalının içerisinde elektron akımlarının yol almasıdır. Gök gürültüsünün oluşmasına da neden olmaktadır. Bazen bir kanal boyunca birden fazla akım yol alabilmektedir, bu durumda yıldırım da daha yoğun titreşimler gözlenir ve ses daha şiddetlidir. Sfrerics: Shock Wave (Şok Dalgası) : Yıldırım boşalması esnasında kanal boyunca olan havanın ani denilebilecek hızda yüksek derecelerde ısınması sonucu meydana gelen genleşmeler ve büyümelerdir. Bu genleşme dalgaları ses hızından yüksek hızlarda birkaç yüz metreye kadar etkili olabilmektedirler ve etkilerini azaltmış olarak gök gürültüleri şeklinde yansırlar. Bu dalgalar yakından hissedildiklerinde fiziksel hasarlara ve duyma bozukluklarına yol açabilmektedirler. Yakında bulunan herhangi bir nesneye doğrudan zarar verebilirler. Sprites and Jets : Aktif gök gürültüleri esnasında oluşan elektriksel deşarj olaylarına verilen genel addır. Buluttan Toprağa boşalmalar esnasında bu boşalmalara bir tepki (reaksiyon) olarak yıldırımla birleşen yan deşarjlardır. Son derece hızlı ve sönüktürler ancak çıplak gözle görülebilirler. Herhangi bir tepe yada yükseltide teleskop yardımıyla yüzlerce mil uzaklıklardaki gök gürültüleri izlenerek Sprites and Jets hakkında gözlemler yapılabilmektedir. Yoğun gök gürültüleri ve yıldırımlar arasında yakın nesneler etrafında görülen mavi-yeşilimsi ateş yada ışık görüntüsüdür. Gök gürültüsündeki yüksek elektriksel potansiyelden kaynaklanan corona deşarjının farklı bir biçimi olarak kabul edilebilir. Stepped Leader (Adım Lideri) : İyonizasyon kanalının yeryüzüne doğru hareketlenmesine verilen addır. Aşağıya doğru hareket esnasında bir çok kola bölünebilir. Kısa patlamalar şeklinde havada hareket eder. Meydana geliş aşamasının çok kısa olması nedeniyle gözle görülmezler ancak hızlı fotoğraf yöntemleri ile resimleri çekilebilmiştir. Topraktan gökyüzüne doğru da başlayabilmektedir. Ana boşalmalara yol görevi yapan adım lideri iyonizasyon kanalının yanında oluşabilen ufak boşalma kanallarıdır. Ana yıldırımlarla birlikte hareket ederler ve defalarca tekrar edebilirler. Bu durum yıldırımlardaki titreşmenin görünüp kaybolmasının nedenidir. Srike Point (Saldırı Noktası) : Genel anlamda yıldırım boşalmasının son bulduğu nokta anlamındadır. Yıldırım tam olarak düştüğü noktadır. Bu düz bir alan olabileceği gibi bir ağaç, elektrik direği veya yük bölgelerinin yaklaşma noktasına yakın herhangi bir yer olabilir. Stroke (Darbe) : Yük akımının bağlantı gerçekleştiği anda kanal boyunca hareket etmiş olduğu andır. Yıldırım ana görüntüsünü aldığı olaydır. Thunder (Gök gürültüsü) : Yıldırım kanalı boyunca akımın anlık hareketi esnasında yüksek hızlarda ısınan havanın yaratmış olduğu ses dalgalarıdır. Kanala en yakın noktada Şok Dalgası şeklinde başlayıp merkezden uzaklaşarak hareket eder. Kanala uzaklıklarıyla ilgili olarak gök gürültüleri de değişiklikler gösterirler. Boşalma kanalına ne kadar yakın başlarda o kadar güçlü ve etkili olurlar. Merkezden dışa doğru toprakta oluşan gerilim yükselişine verilen addır. Merkeze yakın olan herhangi bir canlıyı öldürebilecek güçtedir. Bu durum canlıların yıldırımın düştüğü nesne veya alan ile doğrudan temas halinde bulunmamaları halinde bile yakınında bulunmaları nedeniyle yaralanma yada ölmelerine yol açma gibi olayları açıklamaktadır. Örneğin yıldırım kanalının herhangi bir ağaç içerisinden geçmesi aşamasında dışarıya sıçramaması halinde dahi ağaç yakınında herhangi bir yere dokunulmasının zarar verecek boyutta olması akımın merkezden dışa doğru etkisini açıklar. |
| Başa dön ^ |
Yıldırımların Vermiş Olduğu Zararlar Halen merak ve korku ile karışık bir şekilde yıldırımın gizemine saygı duymaktayız çünkü tüm etkileriyle var olduğu ve gelişme-oluşum aşamaları bilinmesine karşın önlenebilmeleri mümkün olamamaktadır, her yıl yüzlerce insanın ölümünden, birçoğunun yaralanmasından ve milyonlarca dolarlık zarardan yıldırımlar sorumludur. Bütün bu olanlar dünyada çeşitli kurum ve kuruluşların (NASA ve çeşitli üniversitelerin meteorolojik araştırma enstitüleri dahil) yıldırımla ilgili araştırmalarına devam ettirmesi için yeterli bir neden olmasına karşın yıldırım günden güne doğrudan etkisini devam ettirmektedir. Uzay araçları fırlatılmadan önce meteorolojistlerin yapmış olduğu kesin tahminler ve yıldırım tehlikesini NASA araçlarına yorumlayıcı bir şekilde iletmeleri yıldırımdan korunmalarına büyük ölçüde yardımcı olmaktadır. NASA için yıldırımla ilgili tehlike arz edebilecek bütün durumlar dokümanlar ve raporlar halinde getirilmektedir. 1969' da Apollo 12 nin fırlatılması sırasında bir yıldırımın uzay aracının en önemli elektronik aksamına zarar vermesi yıldırımın uzay araştırmaları için oluşturmuş olduğu tehlikelere bir örnektir. Buna benzer olarak Naval iletişim uydusunu taşıyan ve içinde insan bulunmayan Atlas Centaur 67 nin yıldırım yüklü bir bulut tarafından yıldırım saldırısına uğrayacağı 26 Mart 1987 de tespit edilmişti ancak önlenememişti. Yıldırım uzay aracının dijital uçuş kontrol sistemine zarar vermiş ve aracın rotadan çıkıp aşırı açı atağı nedeniyle parçalanmasına neden olmuştu. 1987' de yine NASA nın Wallops adasından fırlatmayı düşündüğü iki rokette yıldırımın doğrudan etkisi nedeniyle erken fırlatılmıştı. Net olarak anlaşıldığı üzere yıldırımlar uçaklar, uzay araçları ve bunlar gibi bir çok hava araçlarını doğrudan etkilemektedirler ve bunun nedeni tamamıyla hava araçlarıdır. Tetiklenmiş olan yıldırımların yolu üzerinde iletkenliği kolaylaştıran bu araçlar boşalmaların zamanından önce olmalarına ve hedefin de kendileri olmalarına neden olmaktadır. Yıldırım kazalarıyla ilgili olarak sistematik bir şekilde derlenmiş verisel bilgilerin bulunmaması nedeniyle yaralanmalar ve ölümlerle sonuçlanan kesin istatistikleri elde etmek zordur. Bir çok yıldırım kazasında elde edilen veriler daha çok kalp tahribatlarını göstermektedir. Bunun yanında ciğerlerde şişme ve beyin tahribatları da yine yıldırım kazalarında öncelikle incelenmektedir. Hayatta kalan yıldırım kazazedelerinde bilinçsizlik, belleğin tamamen yitirilmesi, felç ve yüksek derecede yanıklar belli başlı sonuçlar olmaktadır. Buluttan yeryüzüne düşen yıldırım doğrudan ve ya doğrudan olmayan bir şekilde, insanları öldürebilir veya yaralayabilir. Yıldırım akımı, insandan ağaca, parmaklıklara, sırıklara ve diğer uzun nesnelere atlayarak ikiye ayrılabilir. Kendi başına bir yıldırım tarafından doğrudan çarpılan insanların hepsi ölür mü bilinmemektedir. İlaveten, parıltılar, yerden insana, sonra da yakındaki bir ağaca antene, ve ya diğer uzun nesnelere yıldırımın çarpma doğrultusunu yönetebilir. Akım, ayrıca, telefon hattına ya da elektrik hattına, tesisat borularından elektrik aletleri,telefon, ya da su teçhizatı ile bağlantıda olan insanlara da geçebilir. Benzer bir şekilde, nesneler doğrudan çarpılabilir ve bu çarpışma bir patlamaya, yanmaya, ve ya tam bir yıkıma neden olabilir. Ya da akım nesnelerin içinden ya da yanından geçtiğinde, zarar doğrudan olmayabilir. Bazen akım bir binaya girer ve oradan tellerin içine ya da borulara geçer ve yoluna çıkan her şeye zarar verir. Benzer olarak, şehrin içinde, ağaca ve ya çitlere çarpar ve oradan da yakındaki bazı evlere ve diğer binalara atlayıp, onların tel bağlantı sistemi ve ya borulara girer. Bütün bunların yanında yıldırımların yeryüzüne vermiş olduğu hasarlar arasında binlerce çiftlik hayvanının ve vahşi hayvanların ölmeleri ve yaralanmaları, bir çok ormanın yanması, milyonlarca dolarlık binaların yanmaları ve yıkılmaları, iletişim sistemlerinin tahrip olması, enerji hatlarında meydana gelen hasarlar ve bu enerji hatlarındaki hasarlardan doğan yangın ve benzeri insan varlığını tehdit edici kazalar ve elektrik sistemlerinin tahrip olması da unutulmamalıdır. Sonuç olarak yıldırım tehlikesi can ve mal kayıplarına, iş ve sistem tıkanmalarına, üretim kayıplarına ve daha akla gelmeyecek bir çok zarara neden olmaktadır. |
| Başa dön ^ |